ifadenizin başında bizim durumumuzu anlayamadığınızı
söylemişsiniz. benim durumum insanlığın durumudur. insani muamele istiyorum. o
sebeple kafanız karışmasın. ne eşcinselsiniz ne doktor, ne de alim, lakin toplum
içinde yaşamakla yükümlülük altına girerken aynı zamanda bazı hakları da elde
ediyorsunuz. birileri bedel ödüyor karşılığında birşey görmüyorsa elbette
onların yanında olursunuz. benim zannettiğiniz kadar büyük bir iddiam yok. tek
dediğim "hey ben de buradayım. insanım. karanlıktan yalnızlıktan korkuyor,
geleceğin iyi olmasını ümid ediyor ve dostlarımla mutlu oluyorum." bu kadar...
"hey" dediğimde insanlar dudak kıvırmasın istiyorum. "ben de buradayım"
dediğimde "bir de başımıza üçüncü tür çıktı" diyenlerin sırıtışları incitmesin
istiyorum. "insanım" dediğimde "hayır sen yalnızca hastasın, senin beynini
yeniden kodlamak lazım" diyenleri duymak istemiyorum. karanlık ve yalnızlık
korkumu ebediyyen çözecek her teselliden ben de herkes gibi yararlanmak
istiyorum. "ey insanlar!" hitabı içinde ben de varolmak ve muhatap olmak
istiyorum. "geleceğin iyi olmasını ümid ediyor ve dostlarımla mutlu oluyorum."
dediğimde geleceğe huzurla bakmak, çevremdekilerin, komşularımın ve toplumun
bana özellerini paylaştıkları gibi ben de saygı ve samimiyetle özelimi
paylaşabilmek istiyorum, paylaştığımda iğrenilmek terkedilmek istemiyorum.
eğer bu ifademdeki samimiyet doğru ise, şapkanızı önünüze
alıp toplumsal hayatta bizim için de yer açma ihtimaliniz için teşekkür ederim.
lütfen siz de samimi olun, toplumda, hukuku Kur'anla korunan ve anayasa da yeri
olan "kadın" başlığı hakkında ne kadar koruyucu olabildiniz? toplumsal hayatta
ne kadar yer açabildiniz? kadınlar aile kavramını ne kadar aleni ve rahat
yaşayabiliyor, yapı malzemesi olmaktan çıkıp kurucu olabiliyorlar? nikah
istediklerinde bu neyi ifade ediyor? çocuk sahibi olamamış kadın ne kadar
korunmaktadır? bu sorular uzayıp gittikçe anlıyorum ki, biz ülke olarak
farklıyız. diğer ülkelerde kanun ister ilahi kitaplardan ister sosyal yapıdan
gelsin, ortak müşterek paydayı temsil eder ve istisnaları düzenler. biz de ise
başımıza geçirildiğinden yasa, başa çarçarpa öğretildiğinden ve yasaklarla
içimizde yer ettiğinden, anayasa önümüze düştüğünden, toplumsal bir tepki ile
her zaman karşı karşıyadır. büktürülüp saptırılıp nasıl istenirse öyle
uygulanır. bunu bazen erkler kendi heveslerine kullanır, bazen de şahıslar...
dürüst olmanın ve artık ortak paydada toplanmanın vakti gelmedi mi? biz ne zaman
ortak payda etrafında kendi iradesi ile severek toplanmış bir toplum olacağız?
bunun için tek tek konuşmak ve paylaşmak gerekiyor. tuğlası her bir insan olan
bu yapıyı yeniden inşaa etmek gerekiyor. ortadoğuda planı projesi yapılmış, ama
gecekondu gibi duran bir yapı olmak istemiyorsak kendimizle yüzleşip, sevgi ile
samimiyetle herkesle kucaklaşmamız gerekmiyor mu?
eşcinsellik cinsel bir kimliktir. sevgi ile alakalıdır, saygı
ile, kişilik ile, diğer kimliklerle alakalıdır. bu kimlikler kişiye genel
yeteneklerini ilerleyeceği temel alanları gösterir. tıpkı nüfus cüzdanı,
ehliyet, paso gibi taşımanın getirisi, ödentisi, hakları vardır. uygulamanın
sanatı ve edebi vardır. otobüslere kümese doluşur gibi doluşmaktan öte muhabbet
kuyruklarında saygı iltimasları ile yer vermeler nasıl kemalatı gösteriyorsa, en
basit bir kimliğinde böyle ortası, vasatı, edebi ve numunesi vardır. kimlikler
yerde bulmakla yararlanılamaz, taklit etmekle kemalatı alınmaz. sahteliği
görünür. buna en çok eşcinsel olmadığı iddiası ile evlendikleri kocaları yanında
bir ömrü, sıkıntı ile geçiren ev hanımları şahittir. gençler eşcinsel görünce
taklit etmezler. ne gariptir, en çok eşcinsellik dışı hayatın reklamı edildiği
halde eşcinsellerin sayısı azalmıyor, fakat hep telaşa aileler düşüyorlar.
aileler telaşa düşsünler, çocuğum eşcinsel mi yada eşcinsele özenir mi diye
değil, sevgilerini çocuklarına gerçekten gösterebildiiler mi, Allahın
kendilerine yolladığı o hediyeyi doğru okuyup algıladılar mı ve kıymetini
verebildiler mi diye telaşa düşsünler. onların görevi Kur'anda belirtilmiş
hukuka riayet etmeleridir, çocuğun özeline karışıp, ruhu ezik bir gençlik
oluşturmak değil...
"kadın" kelimesinden anlaşılan mananın daha yüksek bir kalite
ifade etmesi nasıl önemliyse ve neler gerekiyorsa, "eşcinsel" kelimesinin gereği
de o dur...
bir şekilde gün gelir de bireysel hukukumuz yerini bulursa,
eşcinsellikten yararlanacak sahtekarlar tek tük çıkabilir. o gün, o bir sahtekar
kaybedilmiş olur, zorla evlendirilen lezbiyenlerle başlayan ömür boyu sıkıntılı
vaziyetler, bin gayretle koca yapılmış eşcinsellerden çöken aileler, onbinlerce
insanın hayatına malolan nefret suçları, kahvehane, maç ve hamam bahanesi
ardında riyakar yaşanan hayatlar, sürekli bir şey diyemediği farkedilen tutuk
insanlardan doğan iş kaybından, eş kaybına uzayan zararlar sona ermiş olur. o
gün geldiğinde siz içiniz rahat bu sistemin insana değer verdiğini ilan
edebilirsiniz. o zaman sınırlar içinde zorla tutulmaya ve şekillendirilmeye
çalışılan bir insan yığınından değil, insana verilen kadir kıymet ve hürriyet
için burada olmaktan şeref duyan bir milletten bahsedilir. o insanlara hedef
göstermeye ihtiyacınız yoktur. işte o zaman, onlar feleğin inadına mensub
oldukları milletin bayrağını en tepeye dikerler, tıpkı daha önce yaptıkları
gibi...
ben istanbuldan escort funda siz değerli İstanbullu beylerin hizmetinizdeyim
YanıtlaSilsaatlik ucretim 20 tl mesaj yada arama bekliyorum mesaja cevap var.0.5.4.5.3.6.7.6.6.1.2.