15 Nisan 2012 Pazar

Eşcinseller ne isterler?

ifadenizin başında bizim durumumuzu anlayamadığınızı söylemişsiniz. benim durumum insanlığın durumudur. insani muamele istiyorum. o sebeple kafanız karışmasın. ne eşcinselsiniz ne doktor, ne de alim, lakin toplum içinde yaşamakla yükümlülük altına girerken aynı zamanda bazı hakları da elde ediyorsunuz. birileri bedel ödüyor karşılığında birşey görmüyorsa elbette onların yanında olursunuz. benim zannettiğiniz kadar büyük bir iddiam yok. tek dediğim "hey ben de buradayım. insanım. karanlıktan yalnızlıktan korkuyor, geleceğin iyi olmasını ümid ediyor ve dostlarımla mutlu oluyorum." bu kadar... "hey" dediğimde insanlar dudak kıvırmasın istiyorum. "ben de buradayım" dediğimde "bir de başımıza üçüncü tür çıktı" diyenlerin sırıtışları incitmesin istiyorum. "insanım" dediğimde "hayır sen yalnızca hastasın, senin beynini yeniden kodlamak lazım" diyenleri duymak istemiyorum. karanlık ve yalnızlık korkumu ebediyyen çözecek her teselliden ben de herkes gibi yararlanmak istiyorum. "ey insanlar!" hitabı içinde ben de varolmak ve muhatap olmak istiyorum. "geleceğin iyi olmasını ümid ediyor ve dostlarımla mutlu oluyorum." dediğimde geleceğe huzurla bakmak, çevremdekilerin, komşularımın ve toplumun bana özellerini paylaştıkları gibi ben de saygı ve samimiyetle özelimi paylaşabilmek istiyorum, paylaştığımda iğrenilmek terkedilmek istemiyorum.




eğer bu ifademdeki samimiyet doğru ise, şapkanızı önünüze alıp toplumsal hayatta bizim için de yer açma ihtimaliniz için teşekkür ederim. lütfen siz de samimi olun, toplumda, hukuku Kur'anla korunan ve anayasa da yeri olan "kadın" başlığı hakkında ne kadar koruyucu olabildiniz? toplumsal hayatta ne kadar yer açabildiniz? kadınlar aile kavramını ne kadar aleni ve rahat yaşayabiliyor, yapı malzemesi olmaktan çıkıp kurucu olabiliyorlar? nikah istediklerinde bu neyi ifade ediyor? çocuk sahibi olamamış kadın ne kadar korunmaktadır? bu sorular uzayıp gittikçe anlıyorum ki, biz ülke olarak farklıyız. diğer ülkelerde kanun ister ilahi kitaplardan ister sosyal yapıdan gelsin, ortak müşterek paydayı temsil eder ve istisnaları düzenler. biz de ise başımıza geçirildiğinden yasa, başa çarçarpa öğretildiğinden ve yasaklarla içimizde yer ettiğinden, anayasa önümüze düştüğünden, toplumsal bir tepki ile her zaman karşı karşıyadır. büktürülüp saptırılıp nasıl istenirse öyle uygulanır. bunu bazen erkler kendi heveslerine kullanır, bazen de şahıslar... dürüst olmanın ve artık ortak paydada toplanmanın vakti gelmedi mi? biz ne zaman ortak payda etrafında kendi iradesi ile severek toplanmış bir toplum olacağız? bunun için tek tek konuşmak ve paylaşmak gerekiyor. tuğlası her bir insan olan bu yapıyı yeniden inşaa etmek gerekiyor. ortadoğuda planı projesi yapılmış, ama gecekondu gibi duran bir yapı olmak istemiyorsak kendimizle yüzleşip, sevgi ile samimiyetle herkesle kucaklaşmamız gerekmiyor mu?




 eşcinsellik cinsel bir kimliktir. sevgi ile alakalıdır, saygı ile, kişilik ile, diğer kimliklerle alakalıdır. bu kimlikler kişiye genel yeteneklerini ilerleyeceği temel alanları gösterir. tıpkı nüfus cüzdanı, ehliyet, paso gibi taşımanın getirisi, ödentisi, hakları vardır. uygulamanın sanatı ve edebi vardır. otobüslere kümese doluşur gibi doluşmaktan öte muhabbet kuyruklarında saygı iltimasları ile yer vermeler nasıl kemalatı gösteriyorsa, en basit bir kimliğinde böyle ortası, vasatı, edebi ve numunesi vardır. kimlikler yerde bulmakla yararlanılamaz, taklit etmekle kemalatı alınmaz. sahteliği görünür. buna en çok eşcinsel olmadığı iddiası ile evlendikleri kocaları yanında bir ömrü, sıkıntı ile geçiren ev hanımları şahittir. gençler eşcinsel görünce taklit etmezler. ne gariptir, en çok eşcinsellik dışı hayatın reklamı edildiği halde eşcinsellerin sayısı azalmıyor, fakat hep telaşa aileler düşüyorlar. aileler telaşa düşsünler, çocuğum eşcinsel mi yada eşcinsele özenir mi diye değil, sevgilerini çocuklarına gerçekten gösterebildiiler mi, Allahın kendilerine yolladığı o hediyeyi doğru okuyup algıladılar mı ve kıymetini verebildiler mi diye telaşa düşsünler. onların görevi Kur'anda belirtilmiş hukuka riayet etmeleridir, çocuğun özeline karışıp, ruhu ezik bir gençlik oluşturmak değil...




"kadın" kelimesinden anlaşılan mananın daha yüksek bir kalite ifade etmesi nasıl önemliyse ve neler gerekiyorsa, "eşcinsel" kelimesinin gereği de o dur...

bir şekilde gün gelir de bireysel hukukumuz yerini bulursa, eşcinsellikten yararlanacak sahtekarlar tek tük çıkabilir. o gün, o bir sahtekar kaybedilmiş olur, zorla evlendirilen lezbiyenlerle başlayan ömür boyu sıkıntılı vaziyetler, bin gayretle koca yapılmış eşcinsellerden çöken aileler, onbinlerce insanın hayatına malolan nefret suçları, kahvehane, maç ve hamam bahanesi ardında riyakar yaşanan hayatlar, sürekli bir şey diyemediği farkedilen tutuk insanlardan doğan iş kaybından, eş kaybına uzayan zararlar sona ermiş olur. o gün geldiğinde siz içiniz rahat bu sistemin insana değer verdiğini ilan edebilirsiniz. o zaman sınırlar içinde zorla tutulmaya ve şekillendirilmeye çalışılan bir insan yığınından değil, insana verilen kadir kıymet ve hürriyet için burada olmaktan şeref duyan bir milletten bahsedilir. o insanlara hedef göstermeye ihtiyacınız yoktur. işte o zaman, onlar feleğin inadına mensub oldukları milletin bayrağını en tepeye dikerler, tıpkı daha önce yaptıkları gibi...

1 yorum:

  1. ben istanbuldan escort funda siz değerli İstanbullu beylerin hizmetinizdeyim
    saatlik ucretim 20 tl mesaj yada arama bekliyorum mesaja cevap var.0.5.4.5.3.6.7.6.6.1.2.

    YanıtlaSil